Bize Ulaşın

Ana Sayfa  /  Manipülasyon & Bilgi Suistimali  /  Bilgi Suistimali (m.106)

Bilgi Suistimali (m.106): İçsel Bilgiyle İşlem Kimler İçin Suçtur?

Av. Fatma ÖztürkYayın: 02.07.202611 dk okumaKaynak: SPKn m.106
İçsel Bilgiyle İşlem: m.106BİLGİ SUİSTİMALİ
Kısa Cevap

İçsel bilgi nedir, kamuya açıklanmadan önce bu bilgiyle işlem yapmak kimler için suç oluşturur? Yöneticiler, çalışanlar ve 'kulaktan duyanlar' için m.106 rehberi.

Bir şirketin henüz açıklanmamış büyük sözleşmesini, birleşme görüşmesini ya da beklenmedik zararını herkesten önce öğrenmek, borsada "fırsat" değil yasak bölgedir. 6362 sayılı Kanun'un 106. maddesi, bu bölgeye girenler için hapis cezası öngören bilgi suistimali suçunu düzenler.

İçsel bilgi neyi kapsar?

Kalbi şu üçlüde atar: bilgi henüz kamuya açıklanmamış olacak, ilgili araç veya ihraççıyla doğrudan ya da dolaylı ilgili olacak ve açıklandığında fiyadı etkileyebilecek nitelikte olacak. Finansal sonuçlar, önemli sözleşmeler, birleşme-devralma görüşmeleri, pay geri alım kararları bu tanımın klasik örnekleridir. Bilgi KAP'ta açıklandığı an "içsel" olma niteliğini yitirir; yasak bölge kapanır.

Kimler suçun faili olabilir?

Madde, bilgiye konumu gereği erişenleri merkeze alır: ihraççının yöneticileri ve ortaklık ilişkisi içindekiler; bilgiye meslek, görev veya iş ilişkisi dolayısıyla ulaşanlar — denetçiler, danışmanlar, avukatlar, bankacılar, hatta süreçte çalışan destek personeli. Kanun ayrıca bu bilgiyi sayılanlardan elde eden kişilerin işlemlerini de kapsayabilen bir kurgu içerir; "ben yönetici değilim, kulaktan duydum" savunmasının sınırları bu yüzden sanıldığından dardır ve olayın örgüsüne göre değerlendirilir.

Yasak olan tam olarak ne?

İçsel bilgiye dayanarak ilgili sermaye piyasası araçlarında işlem yapmak, suçun çekirdeğidir. Uygulamada dosyalar üç soruyu döndürür: kişi bilgiye ne zaman ve hangi kanaldan erişti; işlem bilgi ile açıklama arasındaki pencerede mi gerçekleşti; işlem davranışı kişinin geçmiş alışkanlığından sapıyor mu? Savunma da aynı sorular üzerinden kurulur: erişimin yokluğu, işlemin önceden planlandığının belgeleri ya da bağımsız bir gerekçenin varlığı.

Ceza ve yargılama: ne kadar, nasıl?

Yaptırım: Bilgi suistimali suçunun cezası 3 yıldan 5 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Önemli ayrıntı: burada hapis ile adli para seçenektir (biri ya da diğeri); piyasa dolandırıcılığından (m.107) farklı olarak ikisi birlikte hükmedilmez. Adli para cezasına gidilirse ceza, elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. (7222 sayılı Kanun ile alt sınır "iki yıl"dan "üç yıl"a çıkarılmıştır.)

Yargılama bakımından iki nokta belirleyicidir. Birincisi muhakeme şartı: sermaye piyasası suçlarında olduğu gibi, Cumhuriyet savcısı SPK'nın yazılı başvurusu olmadan doğrudan soruşturma açamaz (m.115); iddianamenin kabulüyle SPK kovuşturmaya katılan sıfatıyla katılır ve yetki, Borsa İstanbul'un konumu nedeniyle uygulamada İstanbul'dadır. İkincisi pişmanlık: parayı Hazineye ödeyerek cezadan kurtulma imkânı (etkin pişmanlık) yalnızca işlem bazlı piyasa dolandırıcılığına (m.107/1) özgüdür; bilgi suistimalinde pişmanlık indirimi yoktur. Bu yüzden savunma, ödeme değil; suçun unsurlarının (içsel bilgi, erişim, işlem, menfaat) oluşup oluşmadığı ekseninde kurulur.

m.106 mı, m.107 mi? Sık karışan iki suç

Bilgi suistimali ile piyasa dolandırıcılığı (manipülasyon) sürekli karıştırılır; oysa yasakladıkları davranış birbirinden farklıdır:

Bilgi suistimali (m.106)Piyasa dolandırıcılığı (m.107)
YasaklananKamuya açıklanmamış içsel bilgiyle işlem yapmakYapay/yanıltıcı işlem ya da bilgiyle fiyatı etkilemek
ÇekirdekBilgi avantajının kötüye kullanılmasıPiyasada yanlış izlenim yaratılması
FailYalnızca içeriden öğrenenler (özgü suç)Herkes (genel suç)
Ceza3–5 yıl hapis veya adli para3–5 yıl hapis ve adli para
Etkin pişmanlıkYokYalnızca işlem bazlıda (m.107/1) var

Ortak paydaları da vardır: her ikisinde de SPK'nın yazılı başvurusu (m.115) soruşturma şartıdır ve m.108'de sayılan hâller (örneğin resmî kurum işlemleri, geri alım programları, fiyat istikrarı işlemleri) her iki suçun da dışında bırakılır.

Ceza: hapis ve menfaatin iki katı tabanı

Suçun yaptırımı Kanun'da açıkça yazılıdır. SPKn m.106/1 uyarınca fail için üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür. Buna bir taban kuralı eklenmiştir: adli para cezası, eylemden elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

Taban kuralı, cezanın gerçek ağırlığını belirleyen unsurdur. Elde edilen menfaat büyüdükçe gün sayısı üzerinden hesaplanan üst sınır anlamını yitirir; ölçü, menfaatin kendisi olur. Bu nedenle bir dosyada menfaat hesabının nasıl yapıldığı, cezanın miktarı kadar tartışmalı bir başlıktır.

Suç sayılmayan hâller: m.108

Kanun bir hukuka uygunluk katalogu içerir. 108'inci madde, hangi hâllerin bilgi suistimali veya piyasa dolandırıcılığı sayılmayacağını düzenler; savunmada en sık gözden kaçan hüküm budur. Kapsam dışı tutulan başlıca hâller şunlardır:

Para politikası ve finansal istikrar işlemleri. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası veya yetkili diğer kurumlar tarafından finansal istikrarı sağlamak amacıyla yapılan işlemler.
Kurul düzenlemelerine uygun geri alım programları. Ortaklığın kendi paylarını, mevzuata uygun bir program çerçevesinde geri alması.
Çalışanlara pay edindirme planları gibi uygulamalar.
Fiyat istikrarını sağlama amaçlı emir verme, emir iptali ya da borsa işlemleri.

Bu işlemler hukuken korunan işlemlerdir; bir emir örüntüsünün fiyatı etkilemiş olması tek başına yeterli değildir, eylemin bu istisnalar kapsamına girip girmediği ayrıca değerlendirilir.

Soruşturmanın ön şartı: Kurul'un yazılı başvurusu

Sermaye piyasası suçlarında savcılık kendiliğinden harekete geçemez. Kanun'un 115'inci maddesi, bu suçlar bakımından özel bir muhakeme şartı öngörür: soruşturma ve kovuşturma, Kurul tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına yapılacak yazılı başvuruya bağlıdır.

Bunun iki pratik sonucu vardır. Birincisi, ihbar ve şikâyetlerin doğrudan savcılığa yapılması tek başına süreci başlatmaz; dosyanın Kurul incelemesinden geçmesi gerekir. İkincisi, savunma tarafında Kurul'un başvurusunun kapsamı belirleyicidir — başvuruda yer almayan bir fiil bakımından kovuşturma şartının gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılabilir. Dosyanın ilk incelemesinde bakılacak belge, Kurul'un yazılı başvurusudur.

Şirket içindekiler için pratik pusula

  • Fiyata etki edebilecek bir sürecin içindeyseniz, açıklama yapılana dek ilgili araçlarda işlem düşünmeyin; şüpheniz varsa uyum biriminize sorun.
  • Bilgiyi "yatırım tüyosu" olarak paylaşmak, hem sizi hem karşınızdakini riske sokar — sessizlik bir nezaket değil, yükümlülüktür.
  • İhraççıların içsel bilgiye erişimi olanları listeleme ve açıklamaları KAP üzerinden usulüne göre yapma yükümlülükleri, bu suçun önleyici altyapısıdır; listede olmak suçlama değil, sorumluluk hatırlatmasıdır.
İnceleme sinyali: Açıklama öncesi olağan dışı hacim, gözetim sistemlerinin en klasik işaretidir. Böyle bir pencerede işlem yapmış ve inceleme yazısı almışsanız, beyan öncesi mutlaka hukuki destek alın.

Sık Sorulan Sorular

Bilgi açıklandıktan hemen sonra işlem yapmak suç mu?

Kamuya usulünce açıklanmış bilgiye dayanarak işlem yapmak bilgi suistimali değildir; yasak, açıklama öncesi pencereye ilişkindir.

Sosyal medyada dolaşan söylentiyle işlem yaptım; m.106 riski var mı?

Kamuya mal olmuş söylenti içsel bilgi tanımından uzaklaşır; ancak kaynağınız şirket içinden özel bir kanal ise tablo değişir. Sınır, olayın somut örgüsüne göre çizilir.

Suç isnadıyla birlikte idari yaptırım da gelir mi?

Olayın unsurlarına göre ceza süreciyle birlikte Kurul'un tedbir ve yaptırım mekanizmaları da gündeme gelebilir; iki katman ayrı usullerle ilerler.

Bilgi suistimali suçunun cezası ne kadar; hapis ve para cezası birlikte mi verilir?

Bilgi suistimalinin cezası 3 yıldan 5 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Buradaki 'veya' önemlidir: hapis ile adli para cezası seçeneklidir, yani mahkeme birini ya da diğerini hükmeder; ikisi birlikte verilmez. Bu, hapis ve adli para cezasının birlikte uygulandığı piyasa dolandırıcılığından (m.107) ayrılır. Adli para cezasına hükmedilirse, ceza elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Alt sınır 7222 sayılı Kanun ile iki yıldan üç yıla yükseltilmiştir.

Bilgi suistimali (içeriden öğrenenlerin ticareti) ile manipülasyon aynı şey mi?

Hayır, farklı suçlardır. Bilgi suistimalinde (m.106) kişi, kamuya açıklanmamış bir içsel bilgiyi kullanarak işlem yapar; kusur, bilgi avantajının kötüye kullanılmasındadır ve suçu yalnızca içeriden öğrenenler işleyebilir (özgü suç). Manipülasyonda (m.107) ise yapay/yanıltıcı işlemler veya yalan/yanıltıcı bilgiyle piyasada yanlış izlenim yaratılır; bu suçu herkes işleyebilir. Cezalarında da fark vardır: m.106'da hapis veya adli para (seçenek), m.107'de hapis ve adli para (birlikte). Ayrıca etkin pişmanlık yalnızca işlem bazlı piyasa dolandırıcılığında (m.107/1) mümkündür; bilgi suistimalinde yoktur.

Bilgi suistimali suçunun cezası nedir?

SPKn m.106/1 uyarınca üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür. Adli para cezası, eylemden elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

Hangi işlemler bu suçu oluşturmaz?

Kanun'un 108'inci maddesi hukuka uygunluk hâllerini sayar: TCMB veya yetkili diğer kurumlarca finansal istikrarı sağlamak amacıyla yapılan işlemler, Kurul düzenlemelerine uygun geri alım programları, çalışanlara pay edindirme planları gibi uygulamalar ve fiyat istikrarını sağlama amaçlı emir verme, emir iptali ya da borsa işlemleri.

Savcılık kendiliğinden soruşturma açabilir mi?

Hayır. SPKn m.115, bu suçlar bakımından özel bir muhakeme şartı öngörür: soruşturma ve kovuşturma Kurul tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına yapılacak yazılı başvuruya bağlıdır.

Bilgi suistimali isnadıyla mı karşılaştınız?

İşlem geçmişiniz ve erişim iddiaları teknik analiz ister; durumunuzu iletin, doğru uzmana yönlendirelim.

Av. Fatma ÖztürkAvukat · Sermaye piyasası hukuku alanında hazırlanan rehberlerin editoryal sorumluluğunu üstlenir. Rehberlerdeki karar ve tutar bilgileri SPK'nın kamuya açık resmî bültenlerinden doğrulanarak aktarılır.